QR kodunu tarayarak Rolex’i WeChat’te takip edin.

Sonya Yoncheva

HER ROLEX'İN BİR HİKAYESİ VARDIR

Son yıllarda büyük şöhret kazanan opera sanatçısı Bulgar soprano Sonya Yoncheva’nın zirveye yükselişi hızlı oldu. Rolex Temsilcisi Plácido Domingo tarafından başlatılan ve dünyanın en önemli şan yarışmalarından biri olan Operalia’da 2010 yılında hem birincilik hem de CulturArte özel ödülünü aldı. Sonya Yoncheva kısa süre içinde Avrupa’da baş soprano rolleri almayı başladı. 2013 yılında gerçekleştirdiği çok sayıdaki performansın yanı sıra Paris Ulusal Operası'nda Lucia di Lammermoor rolünü üstlendi. Yoncheva kesinlikle dünyanın en heyecan verici genç opera yıldızlarından biri. Rolex saati ise, genç yıldız için kariyerini yükselişe geçiren şehrin hatırasını sonsuza dek yaşatacak bir nişan.

“Kariyerimin bu noktaya geleceğini asla tahmin edemezdim; benim tek istediğim ailemi gururlandırmaktı.”

Benim müziğim sanatın en gelişmiş formlarından biridir, zira operada tiyatro, müzik, bilgi ve gelenek bir araya gelir. Opera insana yalnızca bilgelik değil, aynı zamanda huzur da verir ve hem sanatçıya hem de dinleyiciye unutulmaz anlar ve hisler yaşatır. Opera unutulmaz bir deneyimdir.

Beni müzikle tanıştıran kişi, şarkı söylemeyi hayatımın temeline oturtabileceğimi muhtemelen sezmiş olan annem oldu. Annem bana kendime inanma gücü verdi ve hayallerimi gerçekleştirebilmem için kendi hayatından çok şey feda etti. Kariyerimin bu noktaya geleceğini asla tahmin edemezdim; benim tek istediğim ailemi gururlandırmaktı.

“Son yıllarda hep benimle olan bu Rolex saat, birçok performansımda bana eşlik etti.”

Sonya Yoncheva'nın Rolex saati

İlk sahneye çıkışım 2007 yılında Paris’teki Cité de la Musique’te, gençliğimde tercih ettiğim müzik olan Barok döneme ait bir performansla oldu. Bu ilk sahne deneyimim benim için çok özel bir andı. Ardından da kariyerimin en büyük ilkleri hep Paris’te gerçekleşti. Paris Opera’sında Lucia di Lammermoor’da başrolü üstlendim. Bu kariyerim için çok önemli bir andı çünkü Bel Canto repertuvarını ilk defa deniyordum. Bundan yalnızca birkaç ay önce de yine Paris’te Don Carlos ile sahnedeydim. Bu da şimdiye kadar başardıklarım arasında benim için çok önemli bir yere sahiptir. 

Zarafetine ve gelenekselliğine hemen aşık olduğum bu Rolex saati 2016’da Paris’te aldım. Bu da sanırım kaderimin bir parçasıydı çünkü Paris her zaman kariyerimde ayrı bir yere sahip oldu; kariyerimi belirleyen birçok dönüm noktasını bu şehirde yaşadım. Son yıllarda hep benimle olan bu Rolex saat, birçok performansımda bana eşlik etti. Seyahatlerimde, röportajlarda, sahnede ve bazen şovun kendisinden daha zevkli ve daha önemli olabilen provalarda hep benimleydi. Bu saat şu an hayatımda yaşadığım her şeyde bana eşlik ediyor.

“Saatim yalnızca kariyerim için ortaya koyduğum yoğun çalışmayı değil, ailemin benim için yaptığı fedakarlıkları da temsil ediyor.”